:

:

:

ABD İle Taliban Arasında Yapılan Antlaşma (3)

Afganistan'da durum henüz açıklığa kavuşmamıştır. Çünkü ABD, güvenilir bir muhatap değildir ve Taliban dışındaki Afgan gruplarının da bu antlaşmayı nasıl karşılayacağı henüz belirsizdir.
Tarih: 28 Nisan 2020 Salı 18:07
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt
ABD İle Taliban Arasında Yapılan Antlaşma (3)
-

TALİBAN'IN ANLAŞMAYA VARMA SEBEPLERİ

  • Afganistan'da yarım yüzyıla yaklaşan savaş süreci, bütün tarafları yordu. Bu yaklaşık yarım yüzyıl boyunca bütün taraflar gibi Taliban da Afganistan'ın tabii, dini, etnik yapısı içinde hiçbir tarafın savaşla amaçlarına ulaşamayacağını anladı.
  • Afganistan; renkli bir etnik ve dini yapıya sahiptir. Afganistan'ın dağlık yapısı bu etnik ve dini yapıların her biri için varlığını koruma imkânı sağlıyor. Bu grupların çevre ülkeler ve uluslararası güçlerle kurdukları bağlar ise onları sürekli bir şekilde savaş içinde tutabiliyor. Ülkedeki bu yapı, bütün taraflar için uzlaşıyı zorunlu kılıyor. Taliban, bunu zaman içinde daha iyi kavradığı gibi karşıtları da kavradılar.
  • Afganistan'da Sovyetler Birliği'nin yenilgisinden sonra içerdeki savaş, Pakistan ve Suudi Arabistan, dolayısıyla ABD desteğiyle süreklileşmişti. ABD'nin Pakistan üzerindeki etkisi son dönemde azalmaya başladı. Pakistan ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler de 1990'lı yıllardan 2000'li yılların ilk on yılındaki ilişkilerden farklılık gösteriyor. Bu durum, Taliban üzerindeki Suudi Arabistan etkisini azalttı. Taliban, Suudi Arabistan etkisinden uzaklaştıkça Afganistan'daki soruna daha farklı yaklaştı.
  • Taliban, ABD, Birleşmiş Milletler ve bölge ülkelerinden İran'ın desteğini alan Kabil hükümetini devirmemişse de Afganistan'ın büyük çoğunluğunda hakimiyet kurarak savaşla elde edebileceği azami hedeflere ulaştı. Bundan sonra barış süreci içinde hakimiyet alanında kalkınmayı sağlamak için çalışmayı istemektedir.
  • Taliban, el-Kaide ilişkilerini düzenlemesine ve yabancı savaşçıların istikrarını bozmasının önüne geçmesine rağmen Afgan dağlarında görünmeye başlayan ve dış desteği de henüz açık olmayan DAEŞ'in Afganistan'ı nasıl bir maceraya sürükleyeceği belirsizdir. Taliban, DAEŞ karşısında vaziyetini belirlemek ve bu yapının karmaşık Afganistan sosyal yapısı ve tabii yapısı içinde yeni bir iç savaş sürecine sebep olmasını engellemek için barışı kendisi için zorunlu gördü.

ABD'NİN ANLAŞMAYA VARMA SEBEPLERİ

ABD, Taliban'ı imha etmek ve bütün Afganistan'ı kendisi için bir üs hâline getirmek istiyordu. Bu hedefi uğruna, ekonomisinden her yıl Afganistan'a büyük bir bütçe aktardı. Kullanabileceği bütün yerel unsurları ekonomik açıdan ve askeri eğitim açısından destekledi. Sürekli bir uzlaşmazlık içinde olduğu İran'la tam ve sürekli bir işbirliği dahi yaptı. Buna rağmen, Taliban'a karşı verdiği savaşı kaybetti.

ABD, Taliban ile savaşı, “Bush Teorisi” doğrultusunda bir tür “kutsal savaş” olarak sunmuştu; Trump'ın Bush Teorisi'ne bütün sahalarda sahip çıktığı bir süreçte ABD'nin Taliban ile antlaşmaya ikna olması, ABD'nin ancak yenilgisiyle açıklanabilir. ABD, hiçbir şekilde kazanmadığı bu savaşı artık sürdürmenin anlamsız olduğunu görmüş ve çıkarları doğrultusunda bu savaştan çekilmek durumunda kalmıştır.

ABD'nin anlaşamaya ikna olmasının asli sebebi budur. Bunun dışında şu tali etkenlerden söz etmek mümkündür:

- New York Times'teki bir analize göre, ABD bugüne kadar Afganistan savaşında 2400 servis çalışanını (asker ve istihbaratçılarını) kaybetti ve Afganistan savaşına 2 trilyon dolar harcadı.[15] ABD ekonomisi, ülke dışındaki bu tür savaşları sürdürebilme dinçliğinden uzaktır.

-Pakistan'ın bölgede yeni bir politikaya yönelmesi ile ABD'nin bölgedeki eli zayıflamıştır.

-Çin ve Rusya gibi Asya'da yükselen güçler karşısında ABD, geçmişte olduğu kadar rahat ve daha doğrusu fütursuz bir politika takip edememektedir.

-ABD, Hindistan sahasında Hint hükümetinin Müslümanlara karşı baskılarını desteklemektedir. Bangladeş örneğinde de görüldüğü üzere İslam dünyasında İslamî hareketlerin güçlenmesine de karşı koymaktadır. Ancak Çin ve Rusya'nın Asya'daki yükselişi ABD'yi Doğu Türkistan, Myanmar gibi noktalarda Müslümanlarla iyi ilişkilere sahip olmaya zorlamıştır.

- DAEŞ'in Afganistan'a uzanması ve Taliban'ın DAEŞ karşısında aldığı tutum, ABD hükümetinin elini içeriye karşı güçlendirmiş, ona Taliban karşısındaki yenilgisini izah edilebilir bir antlaşma ile bitirme olanağı vermiştir.

ANLAŞMAYA YÖNELİK İTİRAZLAR

6 Mart'ta ABD'nin ünlü haber kanalı NBC News'te yayımlanan bir analize göre ise bir ABD istihbarat mensubunun Taliban'ı kast ederek “Onların sözlerini yerine getirmeye niyetleri yok!” dediği belirtilmiştir. Aynı analizde Trump'ın bu antlaşmayı imzalarken mevcut Afganistan hükümetini dikkate almadığı öne sürülmüştür. Analizde Trump'ın Beyaz Saray'daki gazetecilere verdiği demeçte, "Ülkeler kendi başlarının çaresine bakmak zorundalar." "Birinin elini sadece bu kadar uzun süre tutabilirsin." diye konuştuğunu Taliban'ın iktidarı ele geçirip geçiremeyeceği sorulduğunda da Trump'ın "Bu şekilde olmaması gerekiyordu ama galiba öyle olacak" dediğine dikkat çekilmektedir.

Antlaşma ile ilgili itirazlara odaklanan NBC, ABD istihbarat yetkilisinin “Onların sözlerini yerine getirmeye niyetleri yok” açıklamasını yayımlamalarının ardından Taliban sözcüsünün "ABD'li yetkililerin NBC News'e (Taliban) anlaşmaya uyma niyetinin olmadığı iddialarını kategorik olarak reddediyoruz. ... Uygulama süreci iyi gidiyor ve ABD'li yetkililer tarafından yapılan yorumlar haklı gösterilemez." diye açıklama yaptığını not ediyor.

Anlaşma sürecinde Trump, bizzat anlaşma sürecini yürüten Taliban yetkilisi Baradar ile telefonla görüştü ve Trump'a göre aralarındaki konuşma son derece iyiydi. ABD Dışişleri Bakanı Pompeo ise sürecin zorlu geçeceğini kabul ediyor ama “Taliban'ın taahhütlerine uyup uymadığını yakından izleyeceğiz ve eylemlerine göre çekilme hızımızı ayarlayacağız. Afganistan'ın bir daha asla uluslararası teröristler için bir zemin olmasına izin vermeyeceğiz.”

Taliban yetkilileri, mevcut Kabil yönetimine çağrıda bulunarak ABD ile anlaştığımız gibi gelin sizinle de anlaşalım, çağrısında bulundular.

Bu ayrıntılarla birlikte ABD istihbaratının bugüne kadar 15 bin Afganistanlıyı yetiştirdiğine dikkat çeken NBC, ABD yönetiminin Afganistan'da yeni bir Vietnam sendromu yaşamaktan endişe ettiğine; buna karşı hem Cumhuriyetçilerin hem Obama dönemi yetkililerinin Taliban'la yapılan antlaşmadan rahatsız olduğunu yazmıştır.[16]

7 Mart'ta ABD strateji kuruluşu The Central Asia-Caucasus İnstute'nin sitesi The Central Asia-Caucasus Analyst'de yayımlanan bir analize göre ise ABD yönetiminin hedefi ABD başkanlık seçimlerinden önce Afganistan'dan çekilerek seçmenler nezdinde prestij kazanmak, buna karşı Taliban'ın hedefi ABD'nin çekilmesinden sonra kolayca Kabil'i ele geçirmektir. Analize göre, henüz Ağustos 2019'da üzerinde anlaşıldığı hâlde basından saklanan ve imzalanması 29 Şubat 2020'ye kalan anlaşma Taliban'a büyük bir prestij sağlıyor ancak anlaşmada Taliban tutuklularının serbest bırakılması ön görüldüğü hâlde mevcut Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani, Taliban tutuklularını serbest bırakmayı reddediyor.[17]

10 Mart'ta ABD'nin New York Times gazetesinin dış haberler editörlüğü tarafından kaleme alınan bir analizde ABD halkının “Taliban diktatörlüğü” ile savaşın sürmesinden yana olduğu ve Trump'ın anlaşma ile ilgili her şeyi açıklamadığı öne sürülmüştür. Gazeteye göre, Taliban, mevcut Afganistan hükümeti ile anlaşmayı reddetmiştir. Bundan sonraki Afganistan anayasasının nasıl olacağı ile ilgili herhangi bir madde antlaşmaya eklenmemiş, ayrıca antlaşmaya kadın hakları ile ilgili de herhangi bir madde konmamıştır.[18]

Söz konusu analizlere bakıldığında ABD, Taliban'ın şartlarını kabul etmiş ve muhtemelen ABD'de bazı çevreler Afganistan'da iç savaşın bu şekilde bitirilmesini yenilgi kabul etmiş ve bundan rahatsız olmuşlardır. Yine geleceği ile ilgili herhangi bir açıklığın görülmediği mevcut Afganistan hükümeti de antlaşmaya ikna olmamış görünmektedir. 

ANTLAŞMA İLE İLGİLİ SON DURUM

Antlaşmanın imzalandığı 29 Şubat'tan 14 Nisan'a kadar yapılan saldırılarda 83 sivil hayatını kaybetti. ABD, hedefleri arasında kadın ve çocukların da bulunduğu bu saldırıların yarısından Taliban'ı, diğer yarısından DAEŞ'i sorumlu tuttu. ABD'nin bu yöndeki açıklamaları, henüz Taliban'la antlaşma konusunda tereddüt içinde olduğunu gösteriyor.

 “ABD ve Taliban arasında mahkum takası yapılacağı da belirtilen anlaşmada, ‘ Taliban olarak bilinen ve ABD tarafından bir devlet olarak tanınmayan Afganistan İslam Emirliği üyesi 5 binden fazla mahkum, karşı taraftan da 1000'den fazla mahkum Afganlılar arasında siyasi diyaloğun başlayacağı 10 Mart 2020'ye kadar serbest bırakılacak' maddesi yer almıştı.

Takasın, iki taraf arasındaki görüşmelerin başlayacağı 10 Mart'ta gerçekleşmesi gerekiyordu ancak Kabil'deki siyasi anlaşmazlıklar sürecin ertelenmesine neden olmuştu.

Şu ana kadar Afgan cezaevlerindeki 300 Taliban üyesi ve Taliban'ın elinde bulunan 20 rehine serbest bırakıldı.”

Korona salgını dünyadaki pek çok diplomatik görüşmenin ertelenmesine yol açtı. Buna rağmen Taliban'ın Katar'daki siyasi ofisinin sözcüsü Suhail Şahin, 14 Nisan'da yaptığı açıklamada ABD'nin Afganistan Özel Temsilcisi Zalmay Halilzad ve NATO'nun Afganistan'daki Amerikalı komutanı Scott Miller'in Taliban'ın Katar'daki siyasi ofisinin lideri Molla Baradar başkanlığındaki Taliban heyetiyle Doha'da görüştüğünü söyledi.[19]

Bu da taraflar arasındaki antlaşma sürecinin sürdüğünü ortaya koyuyor.

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

Afganistan'da yarım yüzyıla yaklaşan savaşın son bulması, öncelikle Afganistan halkının lehinedir. Bütün tarafların yorulduğu bu savaşta, yüz binlerce kişi hayatını kaybetti ve milyonlarca kişi muhacir durumuna düştü.

Afgan halkının yeniden soluk alması ve Afganistan'ın onarımdan geçirilmesi için savaşın bir an önce son bulması gerekir.

Sovyetler Birliği'nin çöküşüne yol açan Afganistan savaşının ABD'nin yenilgisiyle sonuçlanmış olması da önemli bir gelişme kabul edilmelidir.

Ancak Afganistan'da durum henüz açıklığa kavuşmamıştır. Çünkü ABD, güvenilir bir muhatap değildir ve Taliban dışındaki Afgan gruplarının da bu antlaşmayı nasıl karşılayacağı henüz belirsizdir.

Antlaşmanın uygulanmaya konup konmayacağı ve uygulamaya konduğunda nasıl sonuçlar doğuracağı ayrıntıları net olmadığından henüz belli değildir. Dolayısıyla antlaşmanın bütün yönleriyle değerlendirilmesi, ancak sonraki aşamaları ile mümkün olacaktır.

SDAM

Bu haber toplam 738 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Tarsus Medya ©2010 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
Tarsus Haberleri ,Tarsus ,Tarsus Haberleri ,Tarsus Son Dakika ,Tren Saatleri ,Hava Durumu
Oluşturma süresi(ms): 2