:

:

:

SİLAH VERDİ, KIŞKIRTTI, ÇEKİLDİ

Fırat’ın Doğusuna yönelik harekâtta 7. güne girilirken PYD/Pkk, binlerce tır silah ve lojistik destek gördüğü ABD’nin çekilme kararının şokunu yaşıyor. Şiddetli çatışmaların sürdüğü bölgede şuana kadar Resulayn ve Telabyad’la birlikte 64 köy TSK ve Suriye Milli Ordusu’nun kontrolüne girdi.
Tarih: 15 Ekim 2019 Salı 09:25
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt
SİLAH VERDİ, KIŞKIRTTI, ÇEKİLDİ
-

ABD, yıllardır Suriye’nin kuzeyinde silah verdiği, beslediği, desteklediği, bölge ülkelerine karşı kışkırttığı PYD’yi ilk fırsatta yalnız bıraktı. PYD’ye binlerce tır dolusu silah gönderen ABD’nin, Türkiye’nin operasyon başlatmasıyla bir anda Suriye’nin kuzeyinden askerlerini çekmesi PYD/Pkk bileşenleri içerisinde şok etkisi meydana getirdi. ABD desteğinden mahrum kalan PYD’liler, şimdi sığınacak bir güç arıyorlar. Bu bağlamda son günlerde Suriye Baas rejimiyle anlaşmaya vardıkları iddiası gündeme geliyor. Hatta yerel kaynaklar, rejim güçlerinin PYD’nin kontrolündeki bazı bölgelere asker gönderdiğini yazıyor.

HÜDAPAR: PYD, ABD’NİN DESTEĞİNE ÇOK GÜVENDİ

HÜDAPAR Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Eşin, konuyla ilgili gazetemize verdiği demeçte, PYD’nin tarihten ders almadığını ve ABD’nin desteğine çok güvendiğini söyledi.

Şu an yaşanan durumun neden değil sonuç olduğuna vurgu yapan Eşin, “Suriye’de ve ümmet genelinde karşı karşıya kaldığımız çatışmaların tümü, emperyalistlerin politikalarının bir sonucudur. Biz sonuçları esas nedenmiş gibi görürsek yanılır ve sağlıklı çözümler üretemeyiz. Gelinen nokta da budur. Sonuçlar üzerinden var olan bir sorun çözüme kavuşturulmaya çalışılırken yeni sorun ve mağduriyetler oluşturuluyor. Tarafların meseleye çıkar odaklı bakması, çözüm için tekrar emperyalistlere başvurmasıyla var olan sorun; çetrefilli, kördüğüm girift bir hal alıyor. Öyle olunca da çözüm neredeyse imkânsız hale geliyor.” İfadelerini kullandı.

Suriye meselesinin de söz konusu sorunlardan biri olduğuna dikkat çeken Eşin, “Mülteci sorunu, IŞİD, PYD/Pkk, güvenlik koridoru, gibi sorunların temelinde, Suriye’deki iç savaş vardır. İç savaş olmasaydı bugün bunlardan hiçbirini konuşmamış olurduk. Arap Baharıyla birlikte Suriye’de gelişen olaylar bir anda ülkeyi ateş topuna çevirdi. Her biri sırtını bir devlete dayamış yüzlerce örgüt türedi. Bir köyü, bir tepeyi ele geçiren kendini örgüt, hareket ilan ederek yönetimde söz sahibi olmayı istedi. Sorunun devam etmesiyle fırsat kollayan emperyalistler bölgeye üşüştüler. Amerika ve Rusya için gün doğdu. Kürtlerin mağduriyeti, Baas rejiminin yıllardır devam eden zulmü, ekonomik problem ve sıkıntılar dış güçler tarafından istismar edildi. Artık Suriye, Suriye olmaktan çıktı, bir dünya ülkesi oldu. Bir tarafında ABD, bir tarafında Rusya, bir tarafında İran, bir tarafında Türkiye ve örgütler üzerinden İngiltere, Fransa ve diğer ülkeler söz sahibi oldu. Türkiye, Suriye hava sahasına girmek için ABD’den, Rusya’dan izin almak zorunda kalıyor.” Dedi.

‘PYD, ABD’NİN DESTEĞİNE GÜVENDİ’

Türkiye’nin 3,6 milyon mültecinin evine dönmesi için güvenlik koridorunu kurmak ve en önemlisi PYD-PKK yapılanmasına son vermek için Suriye’ye girmeyi kendisi için bir beka meselesi olarak gördüğünü ifade eden Eşin, “Türkiye, Zeytindalı ve Fırat Kalkanı ile istek ve kararlılığını gösterdi. Ama diğer taraftan ABD ve tüm Batı tarafından askeri olarak desteklenen ve himayesinde olan bir PYD vardı. PYD, kendisine verilen bu desteğe güvenerek komşu ülkelere, Kürt halkı dahil bütün halklara karşı kabadayı edasıyla davranmaya başladı. ABD, oyalama ve sert söylem ve uygulamalarla uzun süre direndi ve en son razı oldu.” Diye konuştu.

“YENİ MAĞDURİYETLERE SEBEBİYET VERMEMELİ”

HÜDAPAR Genel Başkan Yardımcısı demografik duruma dikkat çekti ve “Bu harekâtın sınırı ve zamanı belli olmalı. Yeni mağduriyetlere sebebiyet vermemeli. Göçmenler için yeni şehir kurulacağı söyleniyor. Bu şehirler kimin toprakları üzerinde kurulacak, sonuçta sahipsiz topraklar yoktur. Yarın bu toprakların sahipleri gelip topraklarını isterse ne olacak? Bunu yerine insanlar kendi evlerine kendi topraklarına dönmeli, oraları mamur hale getirilmelidir.” Açıklamasında bulundu.

“BAZI BÖLGELERDE PYD İLE REJİM ORTAK ÇALIŞIYOR”

PYD’nin, zihniyet ve eylem bazında Pkk’nin birebir kopyası olduğunu hatırlatan Eşin, örgüt hakkında “Arka planda idare eden Kandil’dir. Ama asıl sahibi ABD’dir. Tabi bugünlük, yarın sahibi kim olacak belli değil. Her ne kadar Suriye rejimi ile görünürde bir gözükmese de perde arkasında ortak hareket ediyorlar. Türkiye, rejimin aleyhinde tavır alıp ÖSO’yu destekleyince, Suriye de dış güçlerin yönlendirmesiyle Türkiye’ye karşı bazı toprakları PYD’ye bıraktı. Bazı bölgelerde PYD ile rejim ortak çalışıyor ve maaşlarını veriyor. PYD, tarihten ders almamış olacak ki ABD’nin verdiği destek ve sözlere çok güvendi. Kendilerini asla terk etmeyeceğini ve Türkiye’ye karşı koruyacaklarını zannetti. Tarihte diğer örgütlerin başına gelenler onun da başına geldi. Ya tamamen imha olacak ya da kendilerine başka bir sahip bulacaklar. Tabi bu durumda pazarlık güçleri sıfıra indi. Harekâtın hızlı gelişmesiyle Suriye rejimi ve Rusya ile görüşme hızlandı. Gelen haberlerde Münbiç, Aynel Arap’ın bazı bölgelerine rejim askerlerinin girdiği yönünde haberler geliyor. Fakat rejimin asker ve ekipman sıkıntısı had safhada. Gidişat, sembolik de olsa buralara rejim askerlerinin girmesi ve PYD’lilerin asker rejim üniforması giymesi şeklinde olacak gibi.” İfadelerini kullandı.

“BÜTÜN DÜNYA BÖLGEYİ İZLİYOR”

Şu an dünyada ana gündemin Suriye meselesi olduğuna dikkat çeken Eşin, “Trump, saat başı birbiriyle çelişen tweet atıyor. Pentagon, Beyaz Saray, ABD Dışişleri günde birkaç kez açıklama yapma ihtiyacı hissediyor. Bütün dünya bölgeyi izliyor. Arap birliği toplanıyor. Bütün dünya devletleri bir şekilde işin içinde, ama direkt ama dolaylı, vekâlet savaşı veriyor. Dolayısıyla Türkiye’nin atacağı her adım onlarca ülkeyi direk ilgilendiriyor.” Diye konuştu.

Eşin son olarak şunları söyledi: “Temennimiz, bu çatışmanın en az zayiatla sona ermesi ve sivil kayıplarının olmamasıdır. PYD’nin bazı bölgelerde evleri tek tek gezerek kız olsun erkek olsun gençleri zorla çatışmalara götürdüğü haberlerini alıyoruz. Buna dikkat edilmeli. Bazı kesimler bizi hayal ve ütopyacılıkla itham etse de çareyi tek ümmet olmada görüyoruz. Coğrafyamızda ne emperyalistleri, ne üslerini ne de taşeronlarını istemiyoruz. Sorun ve problemlerimizi kardeşlik ve adalet çerçevesinde çözüme kavuşturmalıyız.”

Bu haber toplam 175 defa okunmuştur.
Etiketler: , ,
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Tarsus Medya ©2010 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
Tarsus Haberleri ,Tarsus ,Tarsus Haberleri ,Tarsus Son Dakika ,Tren Saatleri ,Hava Durumu
Oluşturma süresi(ms): 1