:

:

:

28 ŞUBAT BİN YIL SÜRER Mİ?

4 Şubat 2018 Pazar 09:22
Akan AYÇOBAN

Yıllarca insanları inançlarından dolayı zulme maruz bırakan ve her türlü işkencelerden geçiren, imana ve İslam’a bin yıl sürecek bir savaş açanlar, büyük bir hırsla saldırıya geçmişlerdi. İnsanları evlerinden alınıyor, bilinmedik yerlere götürüp işkenceler yapıyorlardı. Güvenliği sağlamakla yükümlü polis nezaretlerinde inançlı insanlar insanlık dışı işkencelerden geçiriliyordu. Mazlumların etlerini dişleyen sırtlanlar alabildiğine kan akıtmaya odaklanmışlardı. Tek dertleri iman sahiplerini imanlarından döndürmek ve kendilerine kul köle yapmaktı. Onlar ne kadar zulüm yaptılarsa mazlumlar o kadar direndiler, dik durdular ve taviz vermediler. Zindan hücrelerinden ikna odalarına kadar her kesimde müminlerin imanla direnip karşı durdu.

Bin yıl sürmesi arzulanan bu kara günler bazı İslami camialar için hafif atlatılan bir süreç oldu. Lakin her demde Kemalist rejimin gazabına uğrayan ümmetin yetimi olan Kürt Müslümanlar için pekte hafif geçmemişti. Doğu güneydoğu da yaşayan Müslümanlar iki zulüm arasında iki ateş ortasında kalmışlardı. Bir yada Müslümanların kanını içmeye ant içmiş Marksist pkk diğer yandan Kemalist rejim bir mengene gibi mazlum Müslümanları olabildiğince eziyorlardı.

28 Şubat darbesini yapanlar bu kara günlerin bin yıl sürmesini temenni etmişlerdi, Allah(c.c)’a hamd olsun onların istediği tam olarak gerçekleşmedi. Belki bu darbeyi yapanlar arzularının o denli uzun sürmesini istiyorlardı ki ölümlerinin ardından bile kendi hayat anlayışlarının yeryüzünde hâkim olmasını istiyorlardı. Onların bir hesabı vardı, onlar bin yıl sürmesini arzuluyorlardı. Ama Allah’ın hesabı tüm hesapların üstündeydi. Onlar istemese de Allah dinini hâkim kılacaktı.

Ne var ki bu gün iktidarın tüm nimetleriyle beslenen ve 28 Şubatçılardan daha çok enseleri kalınlaşmış olanlara bitmiş gibi görünse de, 28 Şubatın  gerçek mağdurları için zulüm hala devam etmekte ve giderek katlanmaktadır.

Sn. cumhurbaşkanın dahi çıkıp mazlumiyetlerini haykırdığı ve “içerde 5, 10, 15 yıldır çürüyen kardeşlerimiz var” dediği. Başta fetö ve 28 Şubat zalimleri olmak üzere tüm zalimlerin hışmına uğrayan o kardeşlerin içerde geçirdikleri günler, yıllar hala devam ediyor. Bir ülkenin en yetkili ağzından masum ve mağdur oldukları hatta çürümeye terk edildikleri açıklanmasına rağmen bu mazlumların mağduriyetlerinin giderilmesi için hiçbir şey yapılmaması akıllara 28 Şubatların devam ettiğini getiriyor.

Birileri çıkıp “İktidar olmak başka, muktedir olmak başka bir şey, o makamlara gelenler her istediklerini yapamazlar” derse. Bu bahane üretmekten başka bir anlam ifade etmez. Zira zülfü yâre dokunan her eli ve gücü hiç hesaplama yapmadan devre dışı bırakan, etkisiz hale getiren ve bunu yaparken hiçte hesap yapmayanlar. Söz konusu mazlumlar için bir şeyler yapmaya gelince İslami literatürdeki bütün sabır argümanları hatırlatıyorlar. ve maharetli bir vaiz gibi biraz daha sabır sonrası ulaşılacak büyük mükâfattan bahsetmeye, çok iyi işleyen dillerini en ustaca şekilde kullanmaya başlıyorlar.

Anlaşılan odur ki, bu 28 Şubat nasıl despotların, İslam düşmanlarının, zalimlerin mazlumları kıyımdan geçirmek için kullandıkları bir argüman idiyse, bu günde iktidarın nimetlerini ellerinde bulunduranların bazılarına ayar vermek için ellerinde tutukları demokrasi kılıcı olarak kalacak. Dün İslam düşmanlarının başımıza indirdiği o kılıcı bu gün kederleri ile kederlenip, sevinçleriyle sevindiğimiz. Her daim haktan ve hakikatten ayrılmamaları için dua ettiğimiz ve kardeş olarak gördüğümüz insanlar tarafından başımıza indirilmeye devam edilecek.

28 Şubat binyıl sürer mi? Bilmem ama tüm zamanların sahibi olan Allah’ın zalimleri mutlak Hakim olarak Kahhar ismiyle kahr-u perişan edeceğinden hiçbir kuşkum yok.

Fakat şunu unutmamak gerekir ki, bu güne kadar bu mazlumların ahını alan her kesim ve herkes istisnasız hiç bitmez sandıkların iktidarlarının nasılda yerle yeksan olduklarını gözlerin dışarı fırlaması misali gördüler. “Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste” sözü tamda bu manada söylenmiş.

                                  Selam ve dua ile

Bu yazı toplam 265 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • O BİZE ÇOK YAKIN15 Mart 2018 Perşembe 10:15
  • 28 ŞUBAT BİN YIL SÜRER Mİ?4 Şubat 2018 Pazar 09:22
  • KUDÜS VAHDETTİR KUDÜS ÜMMETTİR 11 Aralık 2017 Pazartesi 10:23
  • HZ. ÖMER’İN ADELETİ BU OLSA GEREK (!)6 Aralık 2017 Çarşamba 10:57
  • SIRTLANLARIN DANSI 7 Ekim 2017 Cumartesi 10:12
  • BİR GARİP HİKÂYE27 Eylül 2017 Çarşamba 13:35
  • KİM İKTİDAR MUHALEFET KİM?19 Ağustos 2017 Cumartesi 13:25
  • YA YUSUF YA KUYU28 Haziran 2017 Çarşamba 13:26
  • ADALET TEK SANA MI?17 Haziran 2017 Cumartesi 13:14
  • KİM TERÖRİST10 Haziran 2017 Cumartesi 14:13
  • YAPICIOĞLU’NUN TARSUS ZİYARETİ5 Haziran 2017 Pazartesi 11:27
  • İZZET VE ŞEREFİ YANLIŞ YERDE ARAMA6 Mayıs 2017 Cumartesi 16:01
  • BEN YUSUF’UM17 Nisan 2017 Pazartesi 11:38
  • ÜSTÜN OLMAK 29 Mart 2017 Çarşamba 16:53
  • HOLLANDA TARSUS’TA HORTLADI16 Mart 2017 Perşembe 17:30
  • İSTİKAMET3 Mart 2017 Cuma 09:50
  • ADALET HERKESE LAZIM9 Şubat 2017 Perşembe 18:51
  • GÖZDEN KAÇIRDIKLARIMIZ13 Ocak 2017 Cuma 22:49
  • NE DİYEYİM BEN SANA3 Ocak 2017 Salı 15:44
  • AYDINLIĞIN NURU VE KARANLIĞIN ZÜLÜMATI25 Kasım 2016 Cuma 15:34
  • Tarsus Medya ©2010 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Tarsus Haberleri ,Tarsus ,Tarsus Haberleri ,Tarsus Son Dakika ,Tren Saatleri ,Hava Durumu
    Oluşturma süresi(ms): 1