:

:

:

Galiba Kardeşlik El Değiştirdi

10 Kasım 2017 Cuma 14:54
Hasan  Yılmaz

Son zamanlarda en çok sorulan sorulardan biri ya da en çok sitem edilen konulardan biri neden insanlar bize oldukları gibi görünmüyor ya da neden bu insanlar bizden uzak duruyor? Ve bunun gibi sorular…          

Bunun araştırmasını yaptığımızda bu tür sorunların bizden kaynaklandığını söyleyebilirim. Gerekçelerini irdelediğimizde karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor. Yıllardır aynı mahallede oturmamıza rağmen komşumuzu sormaz, pişirdiğimiz bir çorbayı kendileriyle paylaşmaz, esnaf ise alış veriş yapmayız. Bu tür davranış sergilemelerin sonucunda da karşı tarafın bize yakın durmasını bekleriz. Mantık kurallarına aykırı değil mi? Tabiî ki mantık kurallarına aykırı.

Mantıkta tutarlılık denilen bir kavram vardır. Nedir tutarlılık?  Söz ve davranışın birbiriyle uyuşması demek. Peki, bizim sözlerimiz ve davranışımız birbiriyle uyuşuyor mu? Maalesef Tersine çelişiyor. Çelişkili davranarak hem kendimize hem de topluma eziyet etmiyor muyuz? Ediyoruz. Oysaki kendimizi yaşayarak hem kendimize hem de topluma faydalı olabiliriz.

Nasıl mı?

Geçen ay içinde farklı düğünlere gittim. Biri, bir arkadaşımızın kardeşinin düğünüydü. Damat ağabeylerinden biraz daha farklı yetişmiş, arkadaş çevresi farklıydı. Bu çevre dindar olarak yetişmemesine rağmen o kadar güzel kenetlendiler ki damada eşlik edip oyunlarını oynadılar. Bildikleri kadarıyla ‘'piroz be ‘' nakaratlarını söylediler en güzel şekilde hediyelerini taktılar fotoğraflarını çektirdiler öyle kendi aralarında samimi duruyorlardı ki bir ara onlara imrendim. İçimden şöyle geçti galiba bizim kardeşlik anlayışımız yer değiştirdi. Ve buna üzüldüm.

Bir başka düğüne gelince o da bizim samimi bir kardeşimizdi. Yine akrabaları, köylüleri gelmişti kendi yöreleriyle oynadılar bütün salondakiler onları izlemek için birer adım ileri gelip hayran kaldılar. Bu insanlar da hediyelerini taktılar damatla birlikte hatıra fotoğrafları çektirdiler neşelerine mutluluklarına diyecek yoktu.

Bir başka düğün çevremizle ilgili bir düğündü. Bu düğünde bireylerimiz oyun oynamamak için bin dereden su getirdi. Hediye takarken ceplerinde akrep varmış gibi davranmalar ne bi hatıra fotoğrafı ne candan sarılmalar “acil çıkmamız gerek” deyip hemen kaçmalar. Allah aşkına bu tabloları tarafsız yorumlarsak toplumdaki bireyler hangi kişilik tipine daha yakın durur? Size bırakıyorum.

Hatırlıyorum yirmi sekiz şubat sürecinde mütedeyyin insanlar yanlış tanıtılıyordu. Tanım yapanlar bu insanların samimiyetleri noktasında zorlanıyorlardı. Şöyle bir sosyolojik izahta bulunuyorlardı. Bu insanlar o kadar çok tehlikeli ve kurnaz ki davranış noktasında çok uzmanlar. Bulundukları ortamlarda çok seviliyorlar. Şahsen kurnazlıklarını çok görmedim fakat çok sevildiklerine şahit oldum.

 

 

Bu gördüklerimizden hareketle şunu sorabiliriz. Neden o dönemin insanları çevrelerinde çok sevilmesine rağmen bu dönemin mütedeyyinleri çok sevilmiyor?

Bu soru tiplemesinden yola çıkarak şu sonuca ulaştık. O dönemdeki insanlar çorbalarını, yemeklerini, diğer insanlarla paylaştıkları gibi mutluluklarını da paylaşıyorlardı. Günümüzün mütedeyyinleri ise sadece acılarını paylaştıkları için bu haldeler.

Bu yaklaşımın doğru olmadığını samimi olup ağır abeliğe oynamadan her insanın hata yapabileceğini de düşünerek bizim komşumuzla, esnafımızla, sokakla, toplumla barışık olmamız lazım.

Selam ve dua ile...

Not: Farklı kültürleri söylediği ilahiler potasında eritmeyi başaran farklı bireyleri kaynaştıran Özcan ATSAT Abimize teşekkürü borç biliyorum.

 

Bu yazı toplam 448 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • İhtiyaçlar Üzerine18 Eylül 2018 Salı 11:18
  • Eğitim Üzerine15 Ağustos 2018 Çarşamba 13:23
  • Siyasetin Felsefesi Olmalı mı?16 Mayıs 2018 Çarşamba 14:03
  • Kültür Ve Sanat Maharet İster7 Nisan 2018 Cumartesi 11:25
  • Hep adım atan biz olmalıyız24 Mart 2018 Cumartesi 17:19
  • Rabbim bizleri cahil eylemesin16 Mart 2018 Cuma 14:28
  • Irkçı zihniyetten ve söylemlerden uzak durmalıyız9 Mart 2018 Cuma 17:35
  • Öğretmenlerin eli güçlü olmalıdır Geri20 Şubat 2018 Salı 14:07
  • Âlimler Okurken Kendini Âlim Sananlar Okumuyor3 Şubat 2018 Cumartesi 08:43
  • Tatilimizi İyi Değerlendirmek Lazım27 Ocak 2018 Cumartesi 10:26
  • Plansız yaşamak insanı değersizleştirir22 Aralık 2017 Cuma 19:03
  • Soğuk iklimde baharı yaşamak ve yaşatabilmek6 Aralık 2017 Çarşamba 11:02
  • Galiba Kardeşlik El Değiştirdi10 Kasım 2017 Cuma 14:54
  • İyi Niyetle Yapılan İşler Ortamı Etkiler21 Ekim 2017 Cumartesi 11:43
  • Nankörlüğün her türlüsü kötüdür19 Eylül 2017 Salı 09:05
  • İntiharlar Üzerine Bir Analiz8 Eylül 2017 Cuma 14:09
  • Her Türlü Meselede Ölçüye Dikkat Etmek Lazım22 Temmuz 2017 Cumartesi 15:55
  • Her şeye rağmen sabır ve kardeşlik23 Haziran 2017 Cuma 14:23
  • İbrahimi Mirasa Sahip Çıkalım1 Haziran 2017 Perşembe 13:30
  • İsteklerimiz Zamanla Farklılaşabilir8 Nisan 2017 Cumartesi 12:02
  • Tarsus Medya ©2010 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Tarsus Haberleri ,Tarsus ,Tarsus Haberleri ,Tarsus Son Dakika ,Tren Saatleri ,Hava Durumu
    Oluşturma süresi(ms): 5