:

:

:

İhtiyaçlar Üzerine

18 Eylül 2018 Salı 11:18
Hasan  Yılmaz

Günümüzün en büyük problemlerinden biri anlayışsızlıktır. “Konuşuyoruz, kimse dinlemiyor; dinlese anlamıyor, anlasa anladığını uygulamıyor. “Siyaset böyle, ekonomi böyle, eğitim böyle hukuk böyle, aile böyle hangi tarafa baksak sıkıntı. Nasıl olacak bu iş?” diye düşünebiliriz.

Bu sorunun temeline inip konuyu irdelediğimizde bir tasnif yapabiliriz. Yaptığımız tanımla ve tasnifte şemanın ana başlığına ihtiyaç yazabiliriz. İhtiyaç çok geniş kapsamlı her dersin konusu olduğu gibi her insanın dikkatini çektiği bir kavramdır

 İhtiyacı, maddi manevi olarak ayırdığımız gibi bireysel ve toplumsal olarak da ayırabiliriz. Bireysel ve maddi ihtiyaç maneviyattan uzak olduğu için kültürel gecikmeye sebebiyet vermektedir. Nedir kültürel gecikme? Manevi kültürün maddi kültüre ayak uyduramamasıdır.

Maddi değişim hızlı olduğu için maneviyat geri planda kalmakta. Bu anlayışla birlikte sevgi, saygı, ahlak ihtiyaç olmaktan çıkıp maddi kazanımlar için araçsal hale dönüşmekte.

Her insanın ihtiyacının farklı olmasını kısaca şöyle özetleyebiliriz:

Vaktiyle ergin bir Şeyh, yıllarca yanında yetiştirdiği müridini imtihan etmek ister. Onun eline iri bir pırlanta verip “Oğlum” der: “Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.” Mürit elinde pırlanta bir bakkal dükkânına girer ve “Şunu alır mısınız?” diye sorar.

Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği mücevheri alır; elinde evirir çevirir, sonra: “Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın” der. Mürit, teşekkür edip çıkar. Bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği mücevhere ancak bir beş lira vermeye razı olur.

Üçüncü olarak semerciye gider: “Buna ne verirsiniz?” diye sorar. Semerci şöyle bir bakar, “Bu” der, “benim semerlere iyi süs olur. Bundan kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm.” Mürit en son olarak kuyumcuya gider. Kuyumcu mücevheri görünce yerinden fırlar. “Bu kadar büyük pırlantaya nereden buldun?” diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. “Buna kaç lira istiyorsun?” Mürit sorar: Siz ne veriyorsunuz?” “Ne istiyorsan veririm.” Mürit, “Hayır, veremem.” diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar: Ne olur bunu bana sat. Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim.” Mürit, emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker.

 Şeyh'inin yanına dönen Mürit, büyük bir şaşkınlık içinde macerasını anlatır. Şeyh sorar: “Bundan ne anladın?” Müridin verdiği cevap çok doğrudur: “Bir şey ancak değerini bilenin yanında kıymetlidir.” Şeyh ilave eder: “İşte oğlum sen de, sana verdiklerimi, bildirdiklerimi ve öğrettiklerimi onun kıymetini bilmeyenlere verme. Eğer bir kimseye mutlaka vermek istiyorsan, önce vereceklerinin kıymetini tanıt, onlara saygıyı öğret, sonra ver.” Niceleri vardır ki, nadide güllerden meydana gelen şahâne gül bahçesini, dikenli otlardan meydana gelmiş otlar sanır da çiğner geçerler.

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz;  kimi gül bahçesinin kıymetini bilmezken kimi de güllerin Efendisinin kıymetini bilmeyerek farklı ihtiyaçlara yönelmekte.

Selam ve dua ile…

Bu yazı toplam 233 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • İhtiyaçlar Üzerine18 Eylül 2018 Salı 11:18
  • Eğitim Üzerine15 Ağustos 2018 Çarşamba 13:23
  • Siyasetin Felsefesi Olmalı mı?16 Mayıs 2018 Çarşamba 14:03
  • Kültür Ve Sanat Maharet İster7 Nisan 2018 Cumartesi 11:25
  • Hep adım atan biz olmalıyız24 Mart 2018 Cumartesi 17:19
  • Rabbim bizleri cahil eylemesin16 Mart 2018 Cuma 14:28
  • Irkçı zihniyetten ve söylemlerden uzak durmalıyız9 Mart 2018 Cuma 17:35
  • Öğretmenlerin eli güçlü olmalıdır Geri20 Şubat 2018 Salı 14:07
  • Âlimler Okurken Kendini Âlim Sananlar Okumuyor3 Şubat 2018 Cumartesi 08:43
  • Tatilimizi İyi Değerlendirmek Lazım27 Ocak 2018 Cumartesi 10:26
  • Plansız yaşamak insanı değersizleştirir22 Aralık 2017 Cuma 19:03
  • Soğuk iklimde baharı yaşamak ve yaşatabilmek6 Aralık 2017 Çarşamba 11:02
  • Galiba Kardeşlik El Değiştirdi10 Kasım 2017 Cuma 14:54
  • İyi Niyetle Yapılan İşler Ortamı Etkiler21 Ekim 2017 Cumartesi 11:43
  • Nankörlüğün her türlüsü kötüdür19 Eylül 2017 Salı 09:05
  • İntiharlar Üzerine Bir Analiz8 Eylül 2017 Cuma 14:09
  • Her Türlü Meselede Ölçüye Dikkat Etmek Lazım22 Temmuz 2017 Cumartesi 15:55
  • Her şeye rağmen sabır ve kardeşlik23 Haziran 2017 Cuma 14:23
  • İbrahimi Mirasa Sahip Çıkalım1 Haziran 2017 Perşembe 13:30
  • İsteklerimiz Zamanla Farklılaşabilir8 Nisan 2017 Cumartesi 12:02
  • Tarsus Medya ©2010 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Tarsus Haberleri ,Tarsus ,Tarsus Haberleri ,Tarsus Son Dakika ,Tren Saatleri ,Hava Durumu
    Oluşturma süresi(ms): 1