:

:

:

İSLAM ÖNCESİ DİNİ DURUM

2 Mayıs 2017 Salı 14:46
SİYER MEKTEBİ

Geçen yazımızda İslam öncesi genel durumda bahsederek yazılarımıza başlamıştık inşallah bu yazımızda İslam öncesi dini ve sosyolojik yapıyı analiz etmeye gayret göstereceğiz.

“Yine siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklar ki doğru yolu bulasınız.”(Al-i İmran 103)

İslam öncesi genel olarak bakıldığında dünya dini yaşantı hususun özetle şunlar söylene bilir;

İran, birbiriyle çarpışan çeşitli dini -felsefî şüphelerin boy attığı bir alandı. Yönetimi elinde bulunduran kişilerin desteklediği Zerdüştlük bunlardan biriydi. Kişinin anasıyla, kızıyla veya bacısıyla evlenmeyi üstün tutması temel felsefesindendi. Hatta miladi beşinci asrın ortalarında hüküm süren II. Yezdücerd kendi kızıyla evlenmişti. Bu çeşit, çirkinliklerin ve ahlâkî yozlaşmanın sadece bir yönüdür. Onların hepsini burada saymaya imkân yoktur.

İmam Şehristanî'nin dediği gibi; İran'da başka bir düşünce üzerine kurulmuş «Mazdekçilik» de vardı. Mazdekçilik; insanların suda, ateşte ve otlaklarda ortak oldukları gibi, bütün mallarda ve kadınlarda da ortak olduklarını savunarak, tüm kadınları helâl, bütün malları da mubah ilân etmişti. Bu ideoloji nefislerine ve zevklerine düşkün olanlar tarafından büyük bir ilgi ile karşılandı ve alkışlandı.

Anlaşılan sosyalist ve komünist ideolojiler bu gün nasıl insanlara batıla götüren yolları salık veriyorsa, o günde aynı vazifeyi yapıyordu. Nasıl ki hak ehli haktan besleniyorsa batıl ehlide şeytanın karanlık dünyasından besleniyordu. Yapılan cehalettin o günkü ismi Mazdekçilik idi bu gün bazı süslü kelimeler kullanılarak sözüm ona özgürlük ve halkçılık adına insanları çağlar öncesinin köhnemiş izim ve ideolojilerine, dolaysıyla o çağların karanlığına çekmeye çalışıyorlar. Oysa Allah insanı karanlıklardan aydınlığa çağırıyor,  bunu için yol gösterici Nebiler ve Peygamberler gönderiyordu.

Yaşadığımız coğrafyada yıllarca insanlara Avrupa’dan ısmarlama getirilen ideolojiler yeni ve kurtarıcı fikirler diye sunuluyor ve halkın bunlara rağbet etmesi için altın tepsilerde sunuluyor. Komünist ve sosyalist fikirlerini bu halka kabul ettirmeye çalışan zorbalar bunun için kan dökmekten hiçbir zaman yeri durmadılar ve durmuyorlar. Dünün Mazdekci safsatalarını bu gün kavmiyet maskesi altında insanlara yutturmaya çalışıyorlar.

Bizans’a gelince; oraya da sömürgecilik ruhu hâkim olmuştu. Bir taraftan kendi içinde, diğer taraftan Mısır ve Suriye Hıristiyanları arasında meydana gelen dini ihtilâflar yüzünden başı dertte İdi. Bizans, azgın nefislerin ve aşırı isteklerin işaret ettiği ölçüde Hıristiyanlığı değiştirmek ve oyuncak haline getirmek için kıyasıya bir savaşta kendi askeri gücüne ve sömürgecilik arzusuna dayanmaktaydı.

Aynı zamanda, Bizans, çöküntü yönünden İran'dan geri kalmıyordu. Aşırı vergilerden ve alıp yürüyen rüşvetten kaynaklanan iktisadî zulüm, gerileme ve ahlâksızca yaşayış Bizans'ın geleceğini karartıyordu.

Yunanistan da, hiçbir faydalı sonuca varmaksızın müptelâ oldukları felsefî münakaşa ve hurafelerin fesadı içinde boğulmaktaydı.

Bir de Hindistan'a bakalım: Üstat Ebû'l-Hasan el-Nedvi'nin de naklettiği gibi; “Hint tarihçileri, Hindistan'ın dinî, ahlaki ve sosyal bakımdan en geri devirlerinden birinin, milâdın altıncı asrının başlarına rastladığı kanaatinde birleşmektedirler. Hindistan da komşu ve dostlarıyla birlikte bu ahlâkî ve içtimaî çöküntüden nasibini almıştı.”

Burada dikkatleri çeken nokta insanoğlunun huzur ve mutluluğunun, yüksek refah ve medeniyetle sağlanmamış olmasının açıkça görülmesidir. Zira gerek günümüz toplumları ve gerekse geçmiş toplumlar ulaştıkları yüksek refahla şımarmıştır. Bu şımarıklık geçmişte birçok kavmin helakini getirmiştir. Günümüzde bu gibi toplumlar yaşadıkları ahlaki çöküntüler altında ezilmekte toplum rahat yüzü görmemektedir.

Bu gün Avrupa toplumunun içinde bulunduğu buhranların başında belli kesimlerin yüksek refahtan dolayı gösterdikleri şımarıklığın ulaştığı son noktadır. İnsan fıtratındaki dini duyguları hak bir dinle doyurup doldurmadığı zaman yerine batıl fikir ve ideolojileri katmak ihtiyacı hissediyor ve bunu için çırpınıyor. Haktan ayrılanın yol göstericisi her zaman şeytan olduğu için delalet bataklıklarından fikri ve ahlaki çöküntülerden asla kurtulamıyor ve beraberinde diğer insanlarında küfrün karanlık çukurlarına, delaletin uçurumlarına sürüklüyor.

                                                                                                            Selam ve dua ile

                                                                                                                                      Akan AYÇOBAN

Bu yazı toplam 927 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • ABDULMUTTALİB’İN VEFATI3 Mayıs 2019 Cuma 09:25
  • HZ. PEYGAMBER DEDESİ ABDÛLMUTTÂLİB’İN HİMAYESİNDE4 Mart 2018 Pazar 15:36
  • PEYGAMBERİMİZİN ANNESİNİN VEFATI9 Aralık 2017 Cumartesi 15:44
  • HZ. PEYGAMBERİN SÜTANNEYE VERİLMESİ -221 Ekim 2017 Cumartesi 11:38
  • HZ. PEYGAMBERİN SÜTANNEYE VERİLMESİ -111 Ekim 2017 Çarşamba 15:41
  • PEYGAMBERİMİZİN ANNE VE BABASININ EVLİLİĞİ25 Eylül 2017 Pazartesi 10:38
  • PEYGAMBER EFENDİMİZİN NESEBİ8 Eylül 2017 Cuma 14:06
  • PEYGAMBER EFENDİMİZİN DOĞUMUNDAN ÖNCE MEYDANA GELEN MUCİZEVİ OLAYLAR22 Ağustos 2017 Salı 18:08
  • FİL VAKASI-230 Haziran 2017 Cuma 11:18
  • FİL VAKASI-117 Haziran 2017 Cumartesi 12:10
  • İSLAM ÖNCESİ ARAPLARIN SOSYOLOJİK YAPISI1 Haziran 2017 Perşembe 13:01
  • İSLAM ÖNCESİ ARAPLARIN DİNİ YAŞAMI9 Mayıs 2017 Salı 15:35
  • İSLAM ÖNCESİ DİNİ DURUM2 Mayıs 2017 Salı 14:46
  • İSLAM ÖNCESİ GENEL DURUM17 Nisan 2017 Pazartesi 11:54
  • Tarsus Medya ©2010 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Tarsus Haberleri ,Tarsus ,Tarsus Haberleri ,Tarsus Son Dakika ,Tren Saatleri ,Hava Durumu
    Oluşturma süresi(ms): 2