:

:

:

MORG

29 Aralık 2020 Salı 20:25
EBUBEKİR ATASOY

Yaklaşık dört yüz bin kişiye hizmet veren hastane şehrin sanayi sitesinin bitişiğinde, çekiç sesleri, “ustaların 12-13’ ü getir” bağrışları altında hastalarına şifa vermeye devam ediyordu.

Boyaları dökülmüş, duvarlarda ayakkabı izleri, çeşmelerden su sızdıran binadan umut kesilmiş, aylardır çalışmayan kalorifer peteklerine dahi kimse müdahale etmiyordu.

Hasta kabul koridorları, servis odaları haylaz gençlerin sevgililerin baş harflerini yazma panosuna dönmüştü.

Bir insan ayağının 1.80 metre yükseğe uzandığı bir gezegende, hasta bekleme salonunda üç metre yüksekte ayakkabı izinin olması, hastaneden  umutların neden kesildiğinin en doyurucu açıklamasıydı.

Hastanenin sanayi sitesine bakan tarafında kim bilir kaç yıl hastaların hizmetinde kullanılmış, bir yığın yatak, serum askılıkları, ranzalar, sedyeler, boş oksijen tüpleri bulunuyordu.

Belki onlarca  kasabanın sağlık ocağını donatacak kadar malzeme olan bu hurdalık yağmurun ve şehrin nemli havasında çürüyüp gidecekti.

Yıllarca sürecek yazışmalardan sonra, bu koca milli servet üç beş kuruş hurda parasına feda edilecekti.

Evdeki sarı ampulleri, led ampul takarak, kombiden nasıl tasarruf ederiz diye google den saatlerce araştırma yapan kravatlı beylerimizin, koca bir milli servetin çürümesine göz yummaları, devletin malı deniz, koruyanı süreriz felsefesinin bir yansımasıydı...

Yığınların üzerinde morg yazan bir tabela güneşte boyalarını dökmesine karşın büyük bir ihtişamla, moralleri alt üst edercesine duruyordu.

Kim bilir o tabelanın bulunduğu odadan kimler gelip geçti.

Hangi anneler evladını kaybettikten sonra kalbinin ateşini de kaybetti.

Hangi anne bir daha yediğinden tad aldı.. Hangi annenin gözlerindeki fer söndü.. Kim bilir hangi anne yaşarken öldü..

Bugün yaşasaydı yirmi sekiz olacaktı deyip, yaz günün en harareti gününde dahi üşüyen annenin evladı ister yedi yaşında, isterse kırk yedi yaşında olsun, ne fark eder ki!!!

Ya Babalar!!

Şu boyası dökülmüş, yığınların üzerinden gözümüzün içine bakıp bakıp duran, bizlere göz kırpan, nefesimizi daraltıp, göğsümüzü daraltan küçük tabela!

Hangi babalar, hemen yanı başında, lal olmuş dilleriyle, kireçle fırça çekilmiş duvarına donmuş bakışlarıyla, dizlerinin bağı kopuvermişçesine, ocağın zemheri soğuğunda yaktın beni ciğerparem hıçkırıklarıyla yüreğini dağladı....

Hangi babanın kıyameti ölmeden koptu.. Aman dertlenmeyeyim sonra ak düşer saçlarıma deyip, ilk ak telle ayna karşısına çıkınca, aaa sende nereden çıktın? Görmesin hanım deyip, cımbızla koparışları..

Cımbız fayda etmez artık! Tüm saçlarına ak düştü bu gece!

Hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı, artık senden ayrıldıktan sonra.

Bir daha baba öyle gür, kendinden emin kahkaha dahi atamayacaktı..

Düğünlerde halay çekemeyecek, şöyle bol kahkahalı bir film izleyemeyecekti..

Yatarken duvara dönecek, herkes uyuyor zannedecekti, duvara yansıttığı oğlunun hayalleriyle, gözyaşı dökecekti..

Ona tek teselli veren bu dünyada sahip olduğu her şeyin kendisine emanet olarak verildiğine olan inancıydı.

Emaneti veren mülkün asıl ve tek sahibi, böyle takdir edip, emanetini geri almıştı.

Boyun eğmek düşer er kişiye..

Yürüyordu ama nasıl, bastığı ayaklarını hissetmeden, bir araba lastiği gibi, hissiz ve ruhsuz bir bedende,yaralı bir yürek.

Adına yürümek denirse evet yürüyordu!

Şairin dediği gibi,

'Biliyorum acının tarifi olmaz,

Bizimki boşuna bir gayret'

Bu yazı toplam 83 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • MORG29 Aralık 2020 Salı 20:25
  • TENCERE KAYNAMIYOR!23 Aralık 2020 Çarşamba 18:54
  • İÇİMİZDEKİ PUT; IRKÇILIK 14 Aralık 2020 Pazartesi 21:09
  • BABALARIMIZ YENİDEN DOĞSAYDI 7 Aralık 2020 Pazartesi 12:24
  • GEÇİCİ ANTİ DEPRESAN ALIŞVERİŞ ÇILGINLIĞI30 Kasım 2020 Pazartesi 10:47
  • BAĞIMLILIK HENDEKLERİ23 Kasım 2020 Pazartesi 10:59
  • DİLİMİZE GEM VURDULAR16 Kasım 2020 Pazartesi 14:08
  • Tarsus Medya ©2010 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Tarsus Haberleri ,Tarsus ,Tarsus Haberleri ,Tarsus Son Dakika ,Tren Saatleri ,Hava Durumu
    Oluşturma süresi(ms): 2