:

:

:

MÜLTECİLER KİME SIĞINMALI?

19 Mayıs 2022 Perşembe 12:44
HALİT  ŞAVLI

Allah Teâla bizleri akıl, duygu, düşünce, irade, vicdan gibi nimetlerle donatmakla birlikte dünya hayatının en uygun biçimde yaşanması için de kılavuz mahiyetinde dini vermiştir. Bununla da sınırlamayıp o dini bizzat uygulayarak öğreten elçiler göndermiştir.

Ne insan ne de yeryüzündeki diğer canlılar başıboş bırakılmış değiller. Aksine her an ilahi tasarrufun müdahalesine maruzdur varlık âlemi.

Her şey bu kadar açık ve net iken insanoğlu sürekli kendi kafasındaki hayatı yaşamak ve yaşadığı kural dışı hayatı meşru göstermek için arayışlar içinde olmuştur. Her bulduğu yolun hazin sonunu gördükçe yenilerine yönelmiştir. Kadim kültürlerden geriye çoğu kez acı dolu kıssalar kalmıştır. Çünkü dosdoğru yoldan ayrılmanın kaçınılmaz sonu felakettir. Farklı yapısal özelliklere rağmen neticeleri aynı olmuş. El an benzeri çöküşlere şahit olmaktayız.

Dönemlere göre isim ve kılık değiştirmiş sistemler. Krallık, Padişahlık, Diktatörlük, Sultanlık, Demokratik Yönetim, Başkanlık Sistemi, Parlamenter Sistem, Konsey ve sair yönetim şekilleri gibi…

Oysa kişi(ler) kendisine bahşedilen aklı biraz kullansa, önüne konmuş yol haritasına uyup kazasız belasız ömrünü yaşayacaktır. Kişiye düşen görev, belirlenen ölçüler dâhilinde kurallara uymaktır. Ki helal-haram arasındaki dengeyi sağlayan meşru alan keyfe kâfidir.

İnsanlık ailesinin içinde bulunduğu çıkmazın sebebi İslam’dan uzaklaşmaktır. Sorunun kaynağı belli olduğu için çözümü kolaydır. Yani Allah’ın koyduğu sınırlara geri dönmek lazım, hepsi bu! “Fabrika ayarları” diyebileceğimiz fıtratımıza, özümüze dönüş ve kendimize gelmek yeterlidir.

Bakınız kendi kendini tehdit eder hale geldi beşer! Bilinçli olarak ürettiği problemlere esir olmuş durumda. Yanlışta ısrar edildikçe yumak gibi büyüyor problemler.

Ama imtihan dünyası işte, her göz hikmeti-hakikati göremez. Bütün kulaklar gerçeği duyamaz!

Bu manada nasihatten anlayıp kendine çeki düzen verenlerin iyice azaldığı bir dönemdeyiz. Kutsal kitapta yer alan ilahi buyruklara sırt çeviren, ehliyeti ve liyakati olan önderlere kulak asmayan kitlelerle dolu etraf. Dünyayı kendi bakış açısına göre okuyan, bütün olanları bildiği kadarıyla sınırlayan kıt akıllılar türedi.

Oysa atalarımız bir musibetin bin nasihatten daha çok tesir ettiğini söylemişlerdi. Fakat günde birçok musibete tanık olanlar, ibret almak yerine daha büyüğü için tellal olup bangır bangır şiddete çağrı yapıyorlar. Yani etrafındaki binlerce musibete şahit olduğu halde ibret almayanların haddi hesabı yok! İş böyle olunca zulüm, kan ve gözyaşı hiç eksik olmuyor. Savaşa “evet” dedikçe yerinden yurdundan oluyor mazlumlar. Büyük kitleler, beşeri sistemlerin yanlışlarından dolayı mağdur olmuş ve ülke sahibi iken mülteci durumuna düşmüşlerdir.

Oturduğu yerde rahatı bozulmasın diye “Mülteciler gelmesin” feryadını koparanların insanlıktan nasiplerinin kaldığını sanmıyorum. İnsan insana sığınmazsa kime sığınacak? Sana bana gelmezse nereye gidecek?

 Öyle zamanlar var ki en vahşi hayvanlar bile insana sığınır? Mesela depremlerde yahut sert kış günlerinde yabani hayvanların yerleşim yerlerine inmesi gibi… Çünkü insan yeryüzünün halifesidir. Onun bulunduğu yerde düzen vardır. Gelinen noktada ise merhametin kalmadığını görüyoruz. Yeryüzündekilere merhamet etmeyenlere Gökyüzündekiler de merhamet etmez! Bu gerçeğe tanık olmuyor muyuz her gün?

Afrika kıtasından sonra şimdi hedef Asya kıtası! İlk hedef, halkı Müslüman olan Suriye ve Irak! Koca Afrika kıtasının altın madenleri tükenince sıra petrol yataklarına geldi. Petrolün çıktığı yerlerde Müslümanların yaşıyor olması barbar batının vahşeti için yeterli sebebi oluşturuyor zaten. Elli çeşit bahane ile İslam’a ve Müslümanlara olan kinini kusarken fırsattan istifade ile doğal kaynakların kökünü kuruturcasına çalıyor. İyice baktığınızda görürsünüz, kimin ne yaptığı ortadadır.

Büyük şeytan ABD’nin öncülüğünde sömürü son hızla devam ediyor. Kim ne derse desin uzun vadede olsun kısa vadede olsun, en büyük tehdit ABD’dir. Arasına daldığı her milleti parçalara bölüyor.

Bakın hele manzaraya! Çiğnenmemiş değer, saldırıya uğramamış mabed, zulme maruz kalmamış insan yok! Vatanından edilen insanlar korkunun tesiriyle Avrupa’nın ağına düşüyor. Avrupa’nın sosyal medyadaki şatafatlı yüzüne kanıp göç edenlerin akıbetleri muamma! Denizlerde boğulan boğuluyor; kurtulan esir muamelesi görüyor. Damgalanmış bedenlerinin altında şahsiyetleri ölüyor.

İşin korkunç kısmı şu ki kayıp binlerce çocuk var. Neden çocuklar kayıp? Avrupa’nın göbeğinde bunca kayıp nasıl olur? Sizce nerdeler bunlar? Kimler niçin çalıyor çocukları?

 Çok geçmez çıkar ortaya. Ya intihar bombacısı, ya yeni yetme bir örgüt, ya keskin nişancı, ya ajan, ya organ mafyasına bedeninin yarısını vermiş olduğu halde aynı işi yapan bir piyon rolünde…

İki dünyası birden çalınan mültecilere “Bize gelme, rahatımız bozuluyor” demek, bilmem hangi kelimelerle ifade edilir.

Basiret ve feraset imkânından yoksun, vicdansız muhalefetlerin mülteci hazımsızlığı kabul edilir şey değil. Göz göre göre düşmanın acımasız ellerine verilir mi mülteciler?

İnsan en değerli varlıktır. Eğer imkânlar insanı yaşatmak için değilse ne içindir? Son ümmetin eşsiz medeniyeti, ensarın muhacire sahip çıkmasıyla oluştu. Yeniden medeniyetin inşası ve birlikteliğin sağlanması için muhacirlere kucak açmanın tam zamanı!

Mülteciler kime mi sığınmalı? Elbette mümin kardeşlerine!

İyi niyetlerin güzel amellere dönüşmesi temennisiyle…

                                                                                                                                                          Halit Şavlı

 

Bu yazı toplam 39 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • MÜLTECİLER KİME SIĞINMALI?19 Mayıs 2022 Perşembe 12:44
  • Tarsus Medya ©2010 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Tarsus Haberleri ,Tarsus ,Tarsus Haberleri ,Tarsus Son Dakika ,Tren Saatleri ,Hava Durumu
    Oluşturma süresi(ms): 1