:

:

:

Yeniden kaynaşmanın yolu…

27 Ocak 2018 Cumartesi 10:22
Abdulkadir  Turan
Afrin ya da Efrin… Ne fark eder ki… Orada kadim dönemde Araplar yaşıyordu. Müslümanların Bizans'ı yıkmak için yol aradıkları günlerde oraya başka yerlerden Arap kabileler getirildi. 
 
Müslümanlar birbirine düştü. Bizans bunu fırsat bildi; Halep-Lübnan arasındaki bölgeyi istila etmeye kalkıştı. Bizans'a karşı set oluştursunlar diye Afrin'e Kürtler yerleştirildi, ilk Türkmen kabileleri de bu süreçte buralara geldi, kimi Müslüman Arapların iç çatışmalarında taraf olmak üzere, kimileri Bizans'a karşı koymak için gelip yerleşti. 
 
Antakya-Kudüs hattı epey karışıp Haçlılar, Bizans'ın desteğiyle Akdeniz sahilleri üzerinden Kudüs'e ulaşınca hattın doğusunu onlardan korumak üzere buraya başka Kürt ve başka Türkmen grupları geldi. 
 
Araplar, Kürtler ve Türkmenler, hepsi öz kardeş gibiydi. Araplar,  o günlerin küskünleri olarak biraz kenarda dursalar da Kürtler ve Türkmenler bir bütündü, kim başta idi, kim yanda? Bunlar hiç önemsenmezdi, zira Ümmet onları bir beden yapmış, Haçlıya karşı önce çelikten bir duvara çevirmiş, sonra Haçlının kafasına inen bir balyoza. Acıları ortaktı, zaferleri ortaktı… Zamanla birbirlerinin dillerini de öğrendiler, kimi Kürtler, Türkmen oluverdi; kimi Türkmenler Kürt oluverdi. Hedefleri bir iken dilin ne önemi vardı ki? 
 
1144'te Urfa'yı Haçlı istilasından onlar kurtardı. 1146'da Urfa ikinci kez Haçlı istilasına uğradığında yine onlar hep beraber yardıma yetişti. 
Zalim Raymond'u onlar etkisiz hâle getirdi, Antakya Haçlılarını başsız bıraktı. Uslanmaz, arlanmaz Urfa Kontu Joscelin'i onlar birlikte Halep Kalesi'ne tıktılar. Haçlı kontlarının karılarını dul bırakıp Haçlıların temellerine onlar birlikte dinamit koydular.
 
Onlar, Nûreddin Mahmud'un arkasına birlikte verip Dımaşk'a (Şam'a) yürüdüler; Şîrkûh'la birlikte Mısır'a uzandılar. Selâhaddîn'le birlikte Kudüs'ü fethettiler. Alman, Fransız krallarını ve hatta Aslan Yürekli Rişard'ı onlar birlikte dize getirdiler. 
 
Onlar, birlikte Moğol'a karşı koydular. Halep'te Selâhaddîn'in yaşlı oğlunun komutasında Moğol'a “Burayı yarasız aşamazsın!” dersini birlikte verdiler; sonra Ayncalut'ta Zahir Baybars'ın komutası altında Moğol'u birlikte tarihe karıştırdılar. 
 
Haçlıların Akdeniz kıyısındaki son kalıntılarını onlar birlikte söküp attılar. Mercidabık'tan sonra Yavuz Sultan Selim'i birlikte karşıladılar, onunla birlikte Mısır'a uzanıp Hilafeti aldılar. 
 
Osmanlı'nın son günlerinde buralara göz diken Fransızların önünde onlar birlikte en büyük engel oldular; sözde misyoner gerçekte sömürgecilerin öncü kuvvetlerini onlar birlikte tespit edip etkisizleştirdiler. 
 
I. Dünya Harbi'nin ardından Osmanlı buralardan çekildiğinde Fransızlara onlar birlikte karşı koydular. Fransızlar, onları diri diri toprağa gömdüler, ardından başlarını kesip kadınlarına yolladılar ama onların çocukları onların yerini aldı. 
 
Ne var ki Ümmet'in o yiğitleri, Fransızların silahlarına karşı koyarken kitaplarına karşı koyamadılar. Önce kitaplık kitaplık Fransız İhtilali öncülerinin kitapları dağıtıldı Afrin'de. Sonra Rus Marksizminin müktesebatı. Daha önce hepsi ümmet halısının birer motifi iken her biri Arap, Kürt ve Türkmen Batı'nın önünde çözülmüş birer ip oldular. 
 
Sonra bize ulusal sosyalizm öğretildi, İstanbul'da, Dımaşk'ta olduğu gibi, geç de olsa, Afrin'de… Her birimiz, sözde kendi ırkımıza dönmüştük, gerçekte her birimiz bir diğerine düşman, Fransız kültürüne hayran birer Rus Marksisti ama Fransız sosyalisti idik. Sırtımız Fransızda, çağdaş Batı'da, Sovyetlerde namlularımız birbirine dönüktü. Sözde emperyalizmi yıkacaktık, emperyalizmin lejyoneri olduk. 
 
Hepimiz Fransızlar gibi yiyip içiyor, düğün yapıyor hatta cenaze marşları çalıyorduk ama çağdaş Türk, çağdaş Arap, çağdaş Kürt olduğumuza inanıyorduk. 
 
İşte ulusal sosyalist PYD böyle bir ortamın ürünüdür. Sorsan mensuplarına kimi İstanbul'da Doğu Perinçek ve Yalçın Küçük'ü okuyarak ulusalcı sosyalist olmuş, kimi Dımaşk'ta Mişel Eflak'ı okuyarak, diğerleri de Perinçek ve Küçük'ün dostu Öcalan'ı okuyarak… 
 
Bundan kurtulup yeniden kaynaşmanın, yeniden bir bütün olmanın yolu ise birlikte olmadığımız, birbirimizi tanımadığımız döneme, İslam öncesi etnik motiflere, inanışlara dönmekle değil, ulusal sosyalizmin ve ırkçılığın fetretini aşıp Ümmet'in değerlerine yönelmekle mümkündür. 
Hak budur, dileyen inanır, dileyen inkâr eder. Herkesin ameli şüphesiz kendinedir… 

 

Bu yazı toplam 869 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • Kahramanlar ve sahte kahramanlar14 Kasım 2019 Perşembe 09:43
  • Mehmet Yavuz Hocanın ardından16 Ağustos 2019 Cuma 11:25
  • Süreç endişe verici mi?3 Mayıs 2019 Cuma 09:39
  • Ermeniler, İslam ve emperyalizm26 Nisan 2019 Cuma 15:00
  • '2023 Eğitim Vizyonu'27 Ekim 2018 Cumartesi 10:54
  • Nerede ağlayan ve ağlatan vaizlerimiz?25 Eylül 2018 Salı 09:49
  • Kerbelâ'yı doğru anlamak18 Eylül 2018 Salı 11:16
  • Eğitimde millî hedefler yabancı motivasyon15 Ağustos 2018 Çarşamba 13:21
  • Ne oluyor, ne olacak?27 Mayıs 2018 Pazar 15:32
  • Seçimler ve Demokrasi İttifakı7 Nisan 2018 Cumartesi 11:22
  • Tarikat ve siyaset20 Mart 2018 Salı 14:29
  • Batıcı liberalizm öldü mü?16 Mart 2018 Cuma 14:26
  • Dünya savaşının ayak sesleri9 Mart 2018 Cuma 17:34
  • İçeriden dışarıya yönelmek20 Şubat 2018 Salı 14:05
  • Sıhhati kapitalizmin hizmetine vermek9 Şubat 2018 Cuma 14:53
  • Sol propaganda teşhir edilmeli3 Şubat 2018 Cumartesi 08:41
  • Yeniden kaynaşmanın yolu…27 Ocak 2018 Cumartesi 10:22
  • Denge siyaseti ve İslam dünyası için İslamî çözümler29 Aralık 2017 Cuma 11:24
  • Mescid-i Aksâ için kurtuluş, Müslümanlar için tahlil zamanı6 Aralık 2017 Çarşamba 11:00
  • D-8'i yeniden konuşmak10 Kasım 2017 Cuma 14:53
  • Tarsus Medya ©2010 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Tarsus Haberleri ,Tarsus ,Tarsus Haberleri ,Tarsus Son Dakika ,Tren Saatleri ,Hava Durumu
    Oluşturma süresi(ms): 4